Tüm yazılar

Kaygı & Panik

Kaygı Bozukluğu (Anksiyete): Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Burbuçe Ağdaş

Burbuçe Ağdaş

29 Ekim 2026

Kaygı, hepimizin bildiği bir duygudur: sınavdan önce, önemli bir görüşmede, sevdiğimiz biri hastalandığında içimiz daralır. Bu kaygı geçicidir ve çoğu zaman işimize de yarar; dikkatimizi toplar, hazırlanmamızı sağlar. Ama endişe her güne yayılıyor, uykuyu bölüyor ve hayatı daraltıyorsa artık bir kaygı bozukluğundan söz edilebilir. Göktürk'teki muayenehaneye ve online görüşmelere en sık gelen konulardan biri de budur.

Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) Nedir?

Kaygı bozukluğu, gerçek tehlikeyle orantısız, uzun süren ve kişinin kontrol etmekte zorlandığı endişe hâlidir. Tek bir hastalık değil, bir grup sorunun genel adıdır. En sık görülenleri şunlardır:

  • Yaygın kaygı bozukluğu: İş, sağlık, aile, para gibi pek çok konuda neredeyse her gün süren endişe.
  • Panik bozukluk: Aniden gelen yoğun korku atakları ve "yine olacak mı" kaygısı. Ayrıntılar için panik atak nedir? yazısına bakabilirsiniz.
  • Sosyal kaygı: Başkalarının önünde konuşmak, tanımadık insanlarla tanışmak ya da yemek yemek gibi durumlarda yoğun utanma ve küçük düşme korkusu.
  • Özgül fobiler: Asansör, uçak, köpek, kan gibi belirli bir şeye karşı yoğun korku.
  • Sağlık kaygısı: Bedendeki her değişikliği ciddi bir hastalık belirtisi sanma. Bkz. sağlık kaygısı.

Kaygı Bozukluğunun Belirtileri

Kaygı yalnızca zihinde yaşanmaz; beden de bu alarmı duyar. Belirtiler üç başlıkta toplanabilir:

  • Bedensel: Çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, mide bulantısı, baş ağrısı, terleme, sık idrara çıkma, uykuya dalamama.
  • Düşünsel: "Ya kötü bir şey olursa?" diye başlayan durmayan düşünceler, en kötüsünü bekleme, odaklanamama, aşırı düşünme.
  • Davranışsal: Kaygı veren yerlerden ve durumlardan kaçınma, sürekli onay ve güvence isteme, her şeyi kontrol etme ihtiyacı, erteleme.

Bu belirtiler en az birkaç haftadır sürüyor ve işinizi, ilişkilerinizi ya da uykunuzu etkiliyorsa bir uzmana danışmak iyi bir adımdır.

Kaygı Neden Olur?

Kaygı bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Genellikle birkaç etken bir araya gelir:

  • Ailede kaygıya yatkınlık ve mizaç özellikleri
  • Çocuklukta aşırı koruyucu ya da öngörülemeyen bir ortamda büyümek
  • İş değişikliği, taşınma, ayrılık, kayıp gibi büyük yaşam olayları
  • Uzun süreli stres ve dinlenmeden çalışma (bkz. tükenmişlik sendromu)
  • Kafein, uykusuzluk ve hareketsizlik gibi kaygıyı besleyen alışkanlıklar

İstanbul gibi büyük şehirlerde uzun yol süreleri, yoğun iş temposu ve sürekli bağlantıda olma hâli kaygıyı artıran gündelik etkenlerdir. Göktürk, Kemerburgaz ve Zekeriyaköy gibi şehrin kuzeyindeki bölgelerde yaşayanlardan da sık duyulan bir yakınma, işe gidiş gelişte geçen saatlerin kişiyi dinlenmeden bir sonraki güne başlatmasıdır.

Kaygı Döngüsü: Kaçınma Neden İşe Yaramaz?

Kaygı veren bir durumdan kaçındığımızda kısa süreli bir rahatlama yaşarız. Beyin bu rahatlamayı "iyi ki kaçtım, demek ki gerçekten tehlikeliydi" diye kaydeder. Bir sonraki sefer kaygı daha da artar ve kaçınılan alan genişler. Zamanla kişi markete gitmekten, toplantıda konuşmaktan ya da yalnız araç kullanmaktan kaçınır hâle gelebilir. Terapinin önemli hedeflerinden biri bu döngüyü fark etmek ve adım adım kırmaktır.

Kaygıyla Baş Etmek İçin Günlük Adımlar

  • Yavaş nefes: Burundan dört saniyede alıp ağızdan altı saniyede vermek bedenin alarmını yatıştırır.
  • Endişe saati: Gün içinde gelen endişeleri not alıp, akşam belirli bir 15 dakikada onlara bakmak, endişenin bütün güne yayılmasını azaltır.
  • Kafeini azaltmak: Özellikle öğleden sonra kahve ve enerji içeceği kaygı belirtilerini artırabilir.
  • Hareket: Haftada birkaç gün yürüyüş bile kaygı düzeyini anlamlı biçimde düşürür. Göktürk Göleti çevresi ya da Belgrad Ormanı yürüyüş yolları bunun için iyi seçeneklerdir.
  • Küçük adımlarla yüzleşmek: Kaçındığınız bir durumu en kolay hâlinden başlayarak tekrar denemek.

Kaygı Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Kaygı bozukluklarında etkinliği en çok araştırılmış yöntem bilişsel davranışçı terapidir (BDT). Terapide kişi önce kendi kaygı döngüsünü tanır. Ardından felaket senaryolarını besleyen düşüncelerle çalışılır, kaçınılan durumlarla planlı ve güvenli bir şekilde yüzleşilir ve bedensel gerginliği azaltan beceriler öğrenilir. Kaygının altında eski ve tekrar eden kalıplar varsa şema terapi de sürece eklenebilir.

Belirtiler çok yoğunsa psikiyatri hekimiyle iş birliği içinde ilaç tedavisi değerlendirilebilir. Pek çok danışanda birkaç ay içinde belirgin bir rahatlama görülür.

Sık Sorulan Sorular

Kaygı bozukluğu kendiliğinden geçer mi?

Hafif ve yeni başlamış kaygı bazen yaşam koşulları düzelince azalabilir. Ancak aylardır süren ve kaçınmaya yol açan kaygı genellikle kendiliğinden geçmez, aksine yayılır. Erken destek süreci kısaltır.

Kaygı için Göktürk'te yüz yüze mi, online mı görüşmek daha iyi?

İkisi de etkilidir. Evden çıkmakta zorlanan ya da yoğun çalışan danışanlar online başlayabilir; yüzleşme çalışmaları gerektiğinde Göktürk'teki muayenehanede yüz yüze seanslar planlanabilir.

Kaygı ile panik atak aynı şey mi?

Hayır. Kaygı genellikle yavaş yükselen ve uzun süren bir endişe hâlidir. Panik atak ise birkaç dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku dalgasıdır. İkisi aynı kişide birlikte görülebilir.

Göktürk, Kemerburgaz, Zekeriyaköy, Eyüpsultan ve İstanbul'un diğer bölgelerinden yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online olarak kaygı bozukluklarında destek alabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı ya da tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız zorluklar sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Destek almak için iletişime geçebilirsiniz.

Bir adım atmaya hazır mısınız?

Online veya yüz yüze görüşme için randevu alabilirsiniz.

Randevu Al